Klamidya, hem erkekleri hem kadınları eşit şekilde etkileyen Chlamydia trachomatis bakterisinin neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Klamidya enfeksiyonu, 25 yaş üstü ve/veya çoklu cinsel partneri olan kişiler arasında en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıktır.
Enfeksiyon, enfekte kişiyle korunmasız cinsel ilişki sırasında bulaşır. Ayrıca oral seks yoluyla boğaz enfeksiyonu olarak da bulaşabilir. Genellikle belirti vermez, ancak fazla vajinal akıntı, idrar yaparken kaşıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açabilir.
Tedavi edilmezse, 3 kişiden 2’sinde belirtiler yaklaşık 4 hafta içinde kaybolur. Ancak klamidya enfeksiyonları, belirtiler hafif veya hiç yokken bile kadınlarda zamanla ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle belirtiler olmasa bile tespit ve tedavi çok önemlidir.
Ciddi vakalarda enfeksiyon üreme sistemine yayılır ve yumurtalıkları rahme bağlayan tüpleri (fallop tüpleri) enfekte eder. Buna salpenjit denir ve alt karın bölgesinde ağrı yapar. Enfeksiyon pelvis ve karın boşluğunu kaplayan periton tabakasına ulaşırsa buna peritonit denir ve alt karında şiddetli ağrıya yol açar. Enfeksiyon uzun süre devam ederse kısırlık, dış gebelik riski ve kronik pelvik ağrı gelişebilir.
Klamidya tanısı genellikle vajinal kültür ve/veya idrar incelemesi ile konur; bu testlerde bakteriye özgü genetik materyal (DNA) tespit edilir. Aynı zamanda diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar için de testler yapılmalıdır, çünkü birden fazla enfeksiyonun bir arada olması yaygındır.
Tedavi genellikle ağız yoluyla alınan antibiyotiklerle yapılır; en sık kullanılanlar doksisiklin veya azitromisindir. Tedavi tek doz veya 7 günlük olabilir. Bu antibiyotikler aktif enfeksiyonu tedavi eder, ancak hastalığın neden olduğu kalıcı hasarları iyileştirmez.
Klamidya tanısı konan kişinin son 6 ay içindeki tüm cinsel partnerleri de enfeksiyon açısından test edilmelidir.

